11 Eylül 2013 Çarşamba

KENDİMDEN ÖZÜR diliyorum...

Çünkü,
Yaşadığım süre boyunca hep MERHAMETİMİN arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada BIRAKTIM. Kimseden bir şey BEKLEMEDİM, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım, SUSTUM bastırdım olsun dedim İNSANLIK bende kalsın. Verdim, hep VERDİM karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN, aslında güçlü olmak değildi istediğim, ama olmak ZORUNDAYDIM ve oldum...... Kendimi hep ERTELEDİM. Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş KUTSAL bir görev olarak gördüm. Herkesi mutlu etmek zorundayım ZANNETTİM. Benimde mutlu olmam gerektiğini UNUTMUŞUM.. Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi. Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa... NE YAZIK Kİ; Karşımdakilerin EKSİKLERİNİ tamamlamaya çalışırken, onların HATALARINI görmeye vaktim kalmamış SANKİ. Beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne ALDIĞIMA ne hissettiğime ALDIRIŞ etmeden hep VERDİM.. Kendimi nasılda UNUTMUŞUM.. unutturmuşlar aslında. PARAMPARÇA olmuş KALBİME, doğruları söylemeye çalışan BEYNİME, mutsuz YÜZÜME hep SUS dedim. Sen SUS.. Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar. Kendime Geldiğimde ise YORGUN, yılgın, bitkin bir köşede saklanıp ağlayan ÇOCUK olarak buldum. Ve ona elimi uzattım diyebildiğim tek şey " GEÇTİ ", bir daha seni kimse ÜZEMEYECEK. Şimdi senden ÖZÜR diliyorum. Seni bu kadar HİÇE saydığım için, insanların seni bu kadar ÜZMELERİNE müsaade ettiğim için, seni hiç bir zaman DİNLEMEDİĞİM için, üzerine bu kadar SORUMLULUK yüklediğim için, hakkın olan bütün duyguları sana YAŞATAMADIĞIM için... Şimdi tekrar SÖYLÜYORUM. İNSANLIĞIMDAN, KALBİMDEN, DUYGULARIMDAN, ÇOCUKLUĞUMDAN, HİSLERİMDEN çok ÖZÜR diliyorum... ! Galiba ben almadan vermenin ALLAH'a mahsus olduğunu UNUTMUŞUM..

6 Eylül 2013 Cuma

cemal süreyya demiş ki...

çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. genellikle ne cevap alır? abuk sabuk konuşma! gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez. bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.
kadın susarak gider! en önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. o gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir.
kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir...

28 Ağustos 2013 Çarşamba

az fazladır..

Benim sana verebileceğim çok bir şey yok aslında.
Çay var içersen,
Ben var seversen,
Yol var gidersen...

26 Temmuz 2013 Cuma

street art!

hey dostum çok iyisin bu işte..

http://www.streetartutopia.com/?p=6560




biri estetik mi dedi?


sevgi..

Dünya bu iyi insanlar sayesinde dönmeye devam ediyor, bazı insanlar hala köpekleri kedileri zehirleyip onlara işkence ederken bu görüntüleri görmek insanın içine su serpiyor.. keşke daha çok olsa.. keşke birgün herkes anlasa Allah'ın dünyayı sadece insanlar için yaratmadığını...


ABD’nin Wisconsin eyaletinde yaşayan John Unger ve 20 yaşındaki köpeği Schoep’in geçtiğimiz yıl gölde çekilen fotoğrafı internette sansasyon yaratmıştı. John Unger, köpeğinin ölümünü adlarına özel olarak açılan Facebook sayfasında duyurdu. Eklem iltihabı olan Schoep’ın ağrılarını dindirmek için onunla her akşam göle giren Unger’in, köpeğini uyuturken çekilen karesi Facebook’ta ortaya çıkmıştı. Karşılıksız sevgiyi anlatan kare, bugüne kadar milyonlarca kişi tarafından paylaşıldı. 20 yıldır köpeğinin yanından ayrılmadığını belirten Unger bir röportajda, Schoep’i 8 aylıkken sahiplendiğini açıklamıştı. İnternette binlerce kez beğenilen fotoğraf Unger’in yakın arkadaşı Hannah Stonehouse Hudson tarafından çekildi. Hudson fotoğrafın altına yazdığı yazıda Unger’in köpeğini her akşam göle taşıdığını söyledi. Hudson şunları yazdı: "Göl bu mevsimde durgun. Suyun derecesi de Schoep’in ağrıyan kemiklerine iyi geliyor. Schoep sadece suda uyuyabiliyor. İnsanlar bu fotoğrafa baktıklarında saf sevgiyi, inceliği ve insanlarla köpekler arasındaki bağı gördüklerini söylüyor."

23 Temmuz 2013 Salı

BRAD PİTT’İN KARISI HAKKINDAKİ KONUŞMASI

Karım hasta. Kişisel yaşamı, işi, kendi hataları ve çocukların sorunlarından dolayı sürekli gergindi. Karım 14 kilo verip, 40 kiloya kadar düştü. Çok sıskaydı ve sürekli ağlıyordu. Karım mutlu bir kadın değildi. Devamlı başı ağrıyordu, kalp ağrısı vardı ve kaburga arkasında sinirleri sıkışıyordu. Sağlıklı bir uyku düzeni yoktu, sadece sabahları ve çok yorgun olduğu zamanlarda hemen uykuya dalıyordu. Bizim ilişkimiz bitmek üzereydi, ayrılma eşiğine gelmiştik. Karım kendi güzelliğini bırakmıştı, gözlerinin altına torbalar vardı, yüzüyle alay ediyordu ve kendine bakmayı bıraktı. Kendisine gelen tüm filmleri ve rolleri reddetti. Artık ben de umudumu kaybetmiştim, yakında boşanacağımızı düşündüm… Ama sonra bir şeyler yapma kararı aldım, sonuçta dünyanın en güzel kadınıyla evliydim. Dünyanın erkek ve kadınların yarısından çoğunun idolüydü ve sonra onun yanında uykuya dalmaya, ona sarılmaya başladım. Çiçeklerle beraber duş almaya, onu öpmeye, övgüler söylemeye başladım. Onu her dakika memnun görüyordum ve çok şaşırdım, ona hediyeler alıyordum. Sadece onun için yaşamaya başladım. Onun hakkında basınla sadece ben konuştum. Bütün olayları onun yönetimi altına aldım, onun ve ortak arkadaşlarımızın yanında onu övdüm, inanmayacaksınız ama yüzünde çiçekler açtı, daha iyi hissetti. Kilo almaya başladı, sinirlenmiyordu ve beni hiç olmadığı kadar çok seviyordu hem de beni bu kadar sevebileceğine dair hiçbir ipucu yokken.

Sonra bir şey fark ettim: Kadın, erkeğinin yansımasıdır. Eğer erkek kadını deliler gibi seviyorsa, kadın gelecektir.

Aman Be..!


22 Temmuz 2013 Pazartesi

bi de..


“Bir insanın kollarıyla yapabileceği en güzel şeydir sarılmak.”

Ayrıca,

3 Temmuz 2013 Çarşamba

..

Bir kişi Allah'tan başka kimseye ihtiyacı olmadığına inanırsa, Allah da onu başkasına muhtaç etmez.

Şems-i Tebrizi

Sorma..


10 Haziran 2013 Pazartesi

***

Geçecek, düşünme bunları.. Onlar sadece etini acıtabilirler. Bize düşen bu acıdan bir sevinç doğurmak. İnadına..

Geçecek, düşünme bunları.. Onlar sadece etini acıtabilirler. Bize düşen bu acıdan bir sevinç doğurmak. İnadına..

Yurdanur

***

İnsan kendi aldığı darbelerin acısını çok daha kolay göğüslüyor. Asıl zor olan sevdiğin birine yönelen darbeleri göğüslemek. Nereden geldiğini göremediğin, bilemediğin ve anlayamadığın, sana dokunmayan yine de aynı güçle belki daha fazla tesir eden darbeler. Hepsinden zoru nerede ne durumda olduğunu bile bilmediğin birinin acısını çekmek.. İnsanın kendi tahayyülünde yarattığı acı hele zaman ilerledikçe gerçek fiziksel acının çok daha ötesine geçebiliyor aslında.. Zaman geçer siz giderek daha güçsüz, giderek daha ufak kalırsınız.. Acınız derinleşir o yüzden düşman kesilirsiniz zamana, saatler geçsin istemezsiniz. Tek istediğiniz zamanın o an durmasıdır.

(Çemberimde Gül Oya Dizisi  - Yurdanur)

yerden göğe kadar haklı her cümlesinde..

-Güvenmediğin kimseye aleyhine kullanabilecek hiçbir koz verme.
-İnsanlara doğru değer ver, hak etmeyenleri sil.
-Kimseye yalvarma.
-Asla dönüp arkana bakma.
-Sır tutmasını bil.
-Dostlarının yeri ayrı, sevgilinin yeri ayrı. Sevgilin için dostlarını, dostların için sevgilini satma.
-Kimsenin lafıyla dolduruşa gelme, ama aklının bir köşesinde de tut.
-Bir ilişkiyi kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz, iki damla gözyaşı için asla yumuşama.
-Seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et.
-Seni dinleyip anlamaya niyetli olmayanlarla tartışma.
-Emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme.
-Eğer verdiğin o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme.
-Kendini öven insanlardan kaç.
-Karşındakinin doğruyu söylediğini varsayma.
-Kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbir şey yapma.
-Sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütleri gözardı etme.
-Göz göre göre su birikintilerine taş atma, mutlaka üzerine sıçrar.
-Gözyaşlarının değerini bil. Onları hak etmeyenler için harcama.
-Senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma.
-Kendini sev.
-Dışarıdaki güneşe bakıp gülümse ve önünde koskocaman bir gelecek olduğunu unutma. -Dostluğunla yetinmeyenler için hiçbir fedakarlık yapma.
-İnsanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlama, ama kazandığın insanların değerini bil.
-Kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip bununla övünmesine fırsat verme.
-İstediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma.
-Sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme.

Üstün Dökmen

28 Mayıs 2013 Salı

Persepolis/ Marjane'nin büyükannesi


(yurt dışına çıkacak olan torununa veda)
"hayatında pek çok beş para etmez insan olacak. seni üzerlerse, bil ki bunun nedeni sadece kendi aptallıklarıdır. onlara tepki verirken sakın onlar gibi olma. dünyada intikam ve kinden daha kötü bir şey yoktur. başını daima dik tut. kendine karşı da hep dürüst ol."

2 Mayıs 2013 Perşembe

ah bu med-cezirler..

yediverenleri de taksam peşime insem ılık sahillere .. cır cır böcekleri incesaz...

1 Nisan 2013 Pazartesi

Seni tanıdığıma memnun olmadım...


 Çünkü seninle çok mutlu olabilirdim. Seninle sıkılmak imkansız, mutlaka eğlenecek bir şeyler bulabilirdik. Insan üzülmeyi bile özleyebilirdi seninle, sen öyle hayat dolusun işte...
Geleceğe dair kusursuz planlar yapılabilirdi seninle. Akşam gezmeleri, sahil yürüyüşleri... Hatta seninle sevişmek icra etmesi mükemmel bir sanat olabilirdi. Ikimizin arasında uyuyan ufacık ayakları olan şeyse bir sanat eseri...
'Bir işim, güzel bir eşim, çocuklar falan yuvarlanıp gidiyoruz işte'li cümleler kurmak fazlasıyla keyif verebilirdi...

Seni tanıdığıma hiç memnun değilim inan...
Çünkü seni tanımak yetmez, seni yaşamaktır yüreğime 'can' olan...
 
Seni tanıdığıma memnun olmadım...
Çünkü seninle çok mutlu olabilirdim. Seninle sıkılmak imkansız, mutlaka eğlenecek bir şeyler bulabilirdik. Insan üzülmeyi bile özleyebilirdi seninle, sen öyle hayat dolusun işte...
Geleceğe dair kusursuz planlar yapılabilirdi seninle. Akşam gezmeleri, sahil yürüyüşleri... Hatta seninle sevişmek icra etmesi mükemmel bir sanat olabilirdi. Ikimizin arasında uyuyan ufacık ayakları olan şeyse bir sanat eseri...
'Bir işim, güzel bir eşim, çocuklar falan yuvarlanıp gidiyoruz işte'li cümleler kurmak fazlasıyla keyif verebilirdi...

Seni tanıdığıma hiç memnun değilim inan...
Çünkü seni tanımak yetmez, seni yaşamaktır yüreğime 'can' olan...